1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Eda Deniz Haydaroğlu’nun Yaşadığı Baskılara İlişkin Yaptığı Açıklamayı Yayınlıyoruz


Merhaba,

Ben Eda Deniz Haydaroğlu

Geçtiğimiz günlerde, Grup Yorum ve Halk Cephesi heyeti ile birlikte Moskova ve Donbass'a gittim.

11 Nisan’da, Almanya'dan Moskova’ya uçmak üzere gittiğim Düsseldorf havaalanında Alman polisi tarafından keyfi bir şekilde durduruldum ve “yanımda propaganda aracı olabileceği” gerekçesiyle gümrük kontrolüne götürüldüm. Burada bavulum, tüm çantalarım ve eşyalarım didik didik arandı.

24 Nisan’da Rusya’dan Almanya’ya döndüğümde, Frankfurt havaalanında, uçaktan iner inmez polis tarafından karşılandım. Beni özel olarak uçağın kapısında bekleyen polisler bana birkaç soru sormak istediklerini söyleyerek beni gözaltına aldılar. 2 saat süren gözaltım sonucu cep telefonuma el konuldu.

Bana neden, nasıl ve kiminle Rusya'ya gittiğimi ve orada ne yaptığımı sordular. Oysa tüm soruların cevabını gayet iyi biliyorlardı. Çünkü biz orada tüm faaliyetlerimizi; hangi gün, nerede, kimlerle ne yaptığımızı halkımızla Umut TV sosyal medya hesabı aracılığıyla paylaştık.

Rusya'ya, Ukrayna ordusunun Donbass halkına yönelik işlediği suçları teşhir etmek için gittik.

Emperyalizmin yalan bombardımanlarına karşı, halka gerçekleri anlatma görevini üstlendik ve kendi gözlerimizle gördüğümüz her bir suçu halkımızla paylaştık. Karşı karşıya kaldığım keyfi ve hukuka aykırı durumun gerçek nedeni işte budur.

Alman emperyalizmi bizim halka gerçekleri anlatmamızdan rahatsız olduğu için beni keyfi şekilde tuttular, hukuka aykırı bir şekilde sorgulamaya çalıştılar ve telefonuma keyfi şekilde el koyarak suçlarına yenilerini eklediler.

Bu keyfi uygulamalarıyla, yasal zorbalıklarıyla seyahat hakkına, düşünce özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına saldırıyorlar.

Onların, Rusya ve Ukrayna hakkında her türlü dezenformasyonu yayma hakları var, bütün medya gücünü, bütün olanaklarını kullanarak her türlü yalanı yaymayı kendilerine hak görüyorlar ama bizim gözlerimizle gördüğümüz, tanık olduğumuz gerçekleri anlatmamızı “suç” gibi görüyor, göstermeye çalışıyorlar.

Onlar, Nazileri ve faşistleri özgürlük savaşçıları diyerek desteklemeyi, silah vermeyi kendilerine hak görüyorlar ama bizim direnenlerin yanında olmamız suç gibi göstermeye çalışıyorlar.

Hayır! Emperyalizme ve faşizme direnenlerin yanında olmak suç değildir. Emperyalizmin yalan bombardımanı altında halka gerçekleri anlatmak suç değildir.

Haklı ve meşru olan bizleriz.

Bu hakları bize ne Alman emperyalizmi ne başkaları bize bahşetmedi. Bu hakları dünya halkları canı ve kanı pahasına mücadele ederek, bedeller ödeyerek kazandılar. Bizler de bu haklarımızı korumak için direndik.

Ben, 129 Yasaları Kaldırılsın Komitesi adına temel haklarımız için canımı ortaya koydum. 313 gün açlık grevi yaptım. Direnişimizle Alman solunu 129 anti-terör yasalarına karşı mücadelede birleştirdik, halkımızda hak alma bilinci yarattık.

Onların bu keyfi uygulamalarıyla, yasal zorbalıklarıyla gasp etmek istedikleri haklarımızı korumak için gerekirse canımı bir kez daha ortaya koyarak direnirim. Bu hakları bedel ödeyerek kazandık ve bugün gerekirse bedeller ödeyerek koruyacağız, bu haklarımızın gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz.

Açlık grevi direnişimiz sayesinde kazandığımız zaferlerimizi hazmedemeyen Alman emperyalizmi, beni hak gasplarıyla ve kriminalize etme politikalarıyla yıldırmaya ve mücadeleden vaz geçirmeye çalışıyor!

Ama başaramayacaklar!

Ben bir hak savunucusu olarak, seyahat hakkımı da basın özgürlüğü hakkımı da kullanmaya, emperyalizmin ve faşizmin tüm suçlarını teşhir etmeye, halka gerçekleri anlatmaya, hak ve adalet için mücadele etmeye her zaman devam edeceğim.

Bana yönelik keyfi uygulamalara, her seyahat öncesi ve sonrasında çanta ve eşyalarımın keyfi şekilde aranmasına, keyfi şekilde uygulanan gözaltı ve sorgulama terörüne derhal son verilmesini ve Frankfurt polisi tarafından keyfi şekilde el konulan telefonumun derhal iade edilmesini talep ediyorum!

Bu taleplerimi destekleyen tüm hak savunucularını ve anti-faşistleri dayanışmaya çağırıyorum.

Biliyoruz ki, emperyalizmin meşruluk sorunu vardır ve en büyük korkusu teşhir olmaktır. Alman emperyalizmin bu yıldırma politikalarını ve hak gasplarını birlikte teşhir edelim, politikalarını boşa çıkaralım!

Etiketler: , ,
[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.