1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Özgür Tutsak Oktay Kelebek’ten Mektup: Sessizliğin Hâkim Olduğu Bir Tabut İçindesiniz… İnsan, Betondan Tabutun İçine Sığar Mı?


Faşizmin, devrimci Özgür Tutsakları teslim almak, tecrit etmek ve imha etmek için açmış olduğu S-R-Y Kuyu Tipi Hapishanelere karşı Süresiz Açlık Grevi direnişinde olan Özgür Tutsaklardan Oktay Kelebek, tutuklu bulunduğu Buca Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden mektup gönderdi.

Oktay Kelebek’in mektubunu TAYAD’lı Aileler’den Lerzan Caner okuyarak halkımızla, aydınlarla, demokratlarla ve devrimci kamuoyu ile paylaştı.

 Süresiz Açlık Grevi Direnişçisi Özgür Tutsak Oktay Kelebek mektubunda şu satırlara yer verdi:

Size Buca Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden yazıyor, Özgür Tutsakların selam ve sevgilerini yolluyorum…

Betondan bir mezar olan Yüksek Güvenlikli Hapishanelere karşı ve hasta tutsak Mehmet Güven’in serbest bırakılması talebini de içeren Süresiz Açlık Grevi direnişindeyiz.

Size de bu konu temelinde yazıyorum.

Bizler 6 Şubat günü İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra 10 Şubat’ta tutuklandık. Ve ilk önce Marmara Kapalı Hapishanesi’ne (eski adı Silivri) götürüldük; 24 Şubat günü ise 28 arkadaşımızla birlikte Anadolu’nun dört bir yanındaki Y, S ve F Tipi Hapishanelerine ikişerli-üçerli dağıtıldık.

Cem Dursun, Oktay Kelebek ve Mehmet Güvel’in ‘payına’ yeni açılan Buca Yüksek Güvenlikli Hapishanesi düştü. Anadolu’nun dört bir yanında bir tane yeni fabrika açılmazken sessiz sedasız birer birer hapishaneler açılmakta. Denir ya; bir ülkenin aynasıdır hapishaneler. Ve baktıkça buralara nasıl bir ülkede yaşadığımızı görürüz.

Biz içinde bulunduğumuz bu hapishaneye baktığımızda betondan bir tabut görüyoruz.

Bu hapishaneler üç katlıdır, üçlü ve tekli hücrelerden oluşuyor. Hücrelerin havalandırmaları yok, günde sadece iki saat başka bir yere havalandırmaya çıkarıyorlar. Ne zaman çıkılacağına sen karar veremiyorsun. Ve yanına hücreden hiçbir şey alamıyorsun.

Hücrenin içinde kamera var, günün 24 saati izleniyorsun. Hücrelerin camlarında demir parmaklıklar dışında ek olarak bir tel örgüler var. Dışarıya, bırakın elinizi parmağınızı bile çıkaramıyorsunuz. Tel örgülerden dolayı hücreye düzenli bir hava akışı yok. Gökyüzünü, güneşi tel örgülerden görebildiğin kadar, yani bir avuç görebiliyorsun. Havasız, güneşsiz, günün 24 saati kameralarla izlenen bir hücrede tutuluyorsun. Yani diri diri bir tabutun içine konulmuşsun; betondan bir tabut.

Dışarıyla bağlantın hücre içerisinde bulunan bir düğmeyle oluyor. Gardiyanın sadece sesini duyuyorsun, o da düğmeye bastığında cevap verebilecek birini bulabilirsen.

Sessizliğin hâkim olduğu bir tabutun içindesiniz. İnsan, betondan bir tabutun içerisine sığar mı?!

Bugün bizler buralarda tutulmak isteniyoruz.

24 Şubat’tan beri Cem Dursun ve Oktay Kelebek Süresiz Açlık Grevi’nde…

Haykırıyoruz: Talebimiz, bu insanlık dışı kuyu tipi hapishanelerden arkadaşlarımızın olduğu, ailelerimize yakın bir hapishaneye sevk olmak.

Bizimle birlikte bu betondan tabutta tutulan Mehmet Güvel ise 78 yaşında ve %80 (yüzde seksen) engelli; Wernicke Korsakoff hastası bir tutsak. Denge sorunu yaşadığı için tek başına yaşamını idame ettirememekte. Aynı zamanda prostat hastası. Gece en az 7-8 defa tuvalete gitmekte ve her defasında düşme, kendini yaralama tehlikesi yaşamaktadır.

Bunların hepsi bir yana; prostat kanseridir. Dışarıda tedavisi sürerken tutuklandı ve hapishanede bu tedavisine devam edememektedir.

Mehmet Güvel tüm bu hastalıklarına rağmen bu betondan tabutta tutularak her saniye ömründen çalınmaktadır.

Hapishaneler hasta tutsaklar için sessiz ölüm demektir!

Bugün hapishanelerde 1.517 (bin beş yüz on yedi) hasta tutsak var.

Ve Ocak 2022’den bu yana 94 (doksan dört) hasta tutsak hapishanelerde katledildi.

Tedavi bir haktır! Hasta tutsaklar da bu haktan yararlanmalıdırlar!

Tecrit hücrelerinde bu hakkın kırıntısı dahi yoktur.

Hasta tutsakları faşizmin insafına bırakmak onları ölüme terk etmektir.

Hasta tutsak Mehmet Güvel’in serbest bırakılması için ve arkadaşlarımızın olduğu, ailelerimize yakın bir hapishaneye sevk olmak için insanlık dışı bu kuyu tipi hapishanelere karşı biz açlığımızla direniyoruz.

Sizlerin de yapabilecekleri şeyler var. Aydın olmanın sorumluluğuyla duyarlılık göstereceğinize inanıyor, sesimizi duyurmanızı istiyoruz.

Buca Yüksek Güvenlikli Hapishanesi Özgür Tutsakları adına selam ve sevgilerimizi yolluyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

 Oktay Kelebek’in mektup okumasının ardından kısa açıklamada bulunan Lerzan Caner: “İşte tam da bu nedenle Nurettin Kaya Bolu F Tipi Hapishanesi’nde 167 gündür (4 Nisan 2024 tarihinde) ölüm orucunda. Nurettin Kaya’nın talepleri kabul edilsin!” sözlerine yer verdi.


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.