1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Emeğimizi Sömürenler Çarkları Dönsün İstiyor!

 

Bunun İçin De Uyuşturucu İle Beynimize,

Bahis Oyunları İle Alınterimizle Kazandığımız Paraya Göz Dikiyorlar!

Alınterimize De Beynimize De Sahip Çıkacak

Emperyalistlerin Ve Yerli İşbirlikçilerinin

Hayatı Var Eden Emekçi Halkımızı Yozlaştırmasına İzin Vermeyeceğiz!

 

Themos Kornaros sosyalist edebiyata kazandırdığı eserlerden birisi de "Fırtına Çocukları" isimli kitaptır. Yazar bu kitapta Yunanistan'ın maden bölgelerinden birisinde İngiliz sömürgecilerin, maden işçilerinin emeğini nasıl sömürdüğünü anlatır. Bu sömürüye bağlı olarak yaşanan yoksulluk ve yozlaşma da hat safhadadır. Ve yozlaşma İngiliz şirket eliyle başka bir sömürge ülke olan Hindistan'dan getirilen kenevirle yapılır. Yevmiye niyetine dağıtılan keneviri içen işçiler ne açlığı düşünür ne de yoksulluğun nedeni olan bu düzeni değiştirmek için mücadele eder ve çark hiç durmadan, arasına her gün bir yenisini katarak dönmeye devam eder.

 Themos Kornaros bu romanı yazdığında sene,1950'li yıllardır. Fakat aradan 75 yıl geçmiş olmasına rağmen, işçilerin emeğini sömürenlerin politikaları değişmemiştir. İşçiler boğaz tokluğuna, can güvenliğinin olmadığı ortamlarda çalışsın ve bunu sorgulamasın diye uyuşturucu ile beynini zehirliyorlar. Aynı zamanda en az uyuşturucu kadar etkili olan "şans oyunları" denen boş umutlarla alınteri ile kazandığı parayı çalıyorlar.

 Devrimci İşçi Hareketi olarak geçtiğimiz hafta Kınık'taydık. Kınık, '90'lı yıllara kadar tarımla geçimini sağlayan bir İzmir ilçesi. Fakat Tansu Çiller hükümetinin 5 Nisan Kararları neticesinde bu bölgede tarım gitgide bitirilmiş, tarım arazileri maden şirketlerinin sömürüsüne açılmıştır.

 Bugün ilçe nüfusunun büyük çoğunluğu maden ocaklarındaki iş kollarında çalışmaktadır. Ve Türkiye'deki en derin maden ocağı buradadır. Kimi yerde 250 kimi yerde 300 kot derindedir. Soma'da yaşanan ve 301 maden emekçisinin ölümüyle sonuçlanan katliamdan sonra burada bulunan maden ocaklarında iş güvenliği önlemleri alınsa da eksiktir. İş güvenliği önlemlerinin yanı sıra çalışma hakkı güvenliği de patronlar tarafından tehdit altındadır. Makbul olmayan, sendika ve örgütlenme hakkından vazgeçmeyen işçiler işten çıkarılmakta, kara listeye alınmaktadır. Yani Demokles'in kılıcı Kınıklı maden işçilerinin başında her an sallanmaktadır.

 Yaşanan bunca emek sömürüsü ve örgütlenme hakkına yönelik saldırının karşısında maden işçilerinin sesinin çok az çıkmasının tek bir sebebi vardır oda bu küçük ilçede kimi büyük şehirlere oranla "metanfetamin" denen ve sokak jargonunda bilinen ismi ile "ateş-buz"un yaygın olması, bahis ve sanal iddia ile boş umutlara gömülmesi.

 İlçe merkezinde duran işçi servislerinden inen işçiler ya tekel bayilere ya da iddia-ganyan bayilerine koşmaktadır. Neredeyse yerin 1 kilometre derinin de saatlerce çalışıp, kazandığı parayı içkiye, uyuşturtucuya, kumara yatıran maden emekçilerinden birkaçına, "neden" diye sorduğumuzda aldığımız cevap farklı şekillerde olsa da özetle "başka ne yapalım?" şeklindedir.

 Evet NE YAPALIM?

-Uyuşturucu ile beynimizi, "şans oyunları" denen boş vaatlere alınterimizi teslim etmeyelim.

-Örgütlenelim, örgütlenme hakkımıza sahip çıkalım.

-Bizleri yozlaştırmak isteyenlerin karşısına halk kültürlerimize sahip çıkarak dikilelim.

-Biz emeği ile var eden, alınteri ile geçinen işçileriz.  Bu bilinçle hareket edip geleceğimize sahip çıkalım.

İşçi Meclislerinde Örgütlenelim, Mücadele Edelim Kazanalım!

 

DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.