1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Özgül Emre, İhsan Cibelik, Serkan Küpeli 2024 ilk duruşması görüldü ve Direnişçiler ile Halk Toplantısı

Almanya’da Türkiyeli 3 devrimcinin 2024 yıllının ilk duruşması 9 Ocak tarihinde görüldü.

Geniş katılımın olduğu duruşma sabah 09-30’da başlaması gerekirken, hiçbir açıklama yapılmadan saat 10:30 da anca başladı.

Duruşma, devrimci gazeteci Özgül Emre’nin seyircilere yönelik konuşmalarıyla başladı:

“2024’e direnerek girdik. Zaferle yürüyeceğiz. Neonaziler dışarda antifaşistler içerde. Biz inanıyoruz direnerek kazanacağız.” Dedi.

Özgül Emre mahkemeye gelenlerin “çok güzelsiniz sizi çok seviyoruz” demesine şu sözlerle karşılık verdi: “ bizim güzelliğimizi siz görüyorsunuz, sizin gözlerinizdeki güzellikten kaynaklı görüyorsunuz. Sizin gözünüzde güzelleşiyoruz. Faşizmin tek gördüğü ise kandır, sermayedir.”

Özgül Emre’nin açıklamasının çevirisinin yapılmadığı için, konuşması 16 Ocak 2024’e ertelendi.

Duruşmada iddia makamının şahit dinlemesinin artık son bulduğu söylendi. Bir kez daha tanık olarak dinlenmesi istenen polis şefi Seifner’in de mahkemeye gelmesi hakim tarafından reddedildi. Yani artık savcı mahkemeye istihbarattan, Anayasayı Koruma Örgütü’nden ve Polis’ten şahit getirmeyecek çünkü buna ihtiyaç duymuyorlar.

Serkan Küpeli tutuksuz yargılanmasına verilen ret kararıyla ilgili bir açıklama okudu. Almanca okuduğu açıklamada, Demokratik haklar mücadelesinin suç değil, meşru olduğunu savundu. Bu mücadeleyi verenlerin değil çetelerin, uyuşturucu kaçakçılarının 129ab yasalarıyla yargılanması gerektiğini söyledi. Serkan Küpeli açıklamasında ayrıca, İhsan Cibelik’in sağlık durumuna değindi ve tedavi hakkının derhal tanınmasını ve bunun için derhal tahliye edilmesini istedi.

Bu davada 20 aydır yaşadığı tutsaklığın sadece kendisine yapılan bir zulüm değil aynı zamanda 20 aylık bebeğine, eşine ve tüm ailesine de yaşatıldığına vurgu yaptı.

Serkan Küpeli’nin açıklamasından alıntılar;

“katıldığım etkinliklerde eskiden ceza almış insanların bulunması tutuklanmama yetti. Yarında bizim yanımızda bulunanlar kriminalize edilecektir. (…) Berkin Elvan polis tarafından katledildi cenazesine 3 milyon kişi katıldı. Grup yorum konserleri kriminalize ediliyor. Yüzbinlere konser veren bir müzik grubu. Benim bu konserlere katılmam suç sayılamaz. Bunları yaptığım için bende hesap sormaya çalışıyorsunuz. (…) Ben Uyuşturucuya, fuhuşa ve alkole karşı mücadele ettim. Bunlar suç değil. Devrim Tutsakların hep yanında oldum ve şu an ben tutsağım. (….) sizin anayasanızda yazan hakları kullandım. Basın açıklaması, miting ve eylem hakkımı kullandım ve bunlarla yargılamak istiyorsunuz bugün. Bir suç göstermeye bile çalışmadınız. Denemediniz. Tanık polislerinizi bu nedenle tebrik ederim. (…) Piknik katılımı nasıl suç gösterile bilinir? 1 Mayıs nasıl süz görünebilir? AKP faşizmine karşı düzenlenen eyleme katılmam nasıl suç sayılır? Son 21 yıllık AKP iktidarı sürecinde adaletsizlik hat saraya ulaştı. KHK’lara karşı direnişin sembolü olan Nuriye ve Semih için eyleme katılmam suç sayılıyor. Suç değildir. Konsolosluk önü eyleme katılmak nasıl suç olur? Bunların suç görülmesi kabul edilemez. Bunlar için 20 aydır tutsağım.

Nedir benimle ilgili tehlikeli olan, beni 20 aydır ailemden koparmanıza neden olan, tecritte tutulmama neden olan nedir? Kanser hastası ihsan Cibelik neden tedavisi için tahliye edilmiyor? Bunlara derhal son verilmelidir.”

Duruşma Serkan’ın açıklamasından sonra sonlandırıldı.

Özgün Emre duruşmanın sonunda;

 “Baş eğmeyeceğiz, merhamet değil adalet istiyoruz ekmek ve adalet istemek suç değildir. Burjuvazi için suç çünkü bu onların sonları demek. Direnişçileri Selamlıyoruz.” diyerek mahkeme solunumunda ayrıldı.

10 Ocak’taki duruşma iptal edilerek, Mahkeme 16 Ocak tarihine ertelendi.

Duruşmadan sonra Açlık grevi direnişçileri herkesi Düsseldorf Direniş Çadırına, Halk toplantısına davet etti.

Halk toplantısının açılışını 15 günlük destek açlık grevinde olan Almanya Dev-Gençli Diren yaptı. Mahkemede verilecek kararlar da belirleyici olanın Hakim veya Savcının değil, direniş ve dışardaki mücadele olduğunu vurguladı. 129 yasaların hukuksuzluklarını anlatarak, Avrupa da yaşayan yabancılar olarak yasal zorbalığa karşı temel haklarımızı öğrenmemiz gerektiğini anlattı. Dev-Gençliler olarak her alanda ve her zaman 129 yasalarına karşı, demokratik hak ve özgürlüklere sahip çıkmak İçin mücadele edeceklerini söyledi.

Ardından süresiz Açlık grevi direnişçisi Sevil Sevimli Güler duruşmanın değerlendirmesini yaptı. Kısaca duruşmada yaşananları anlatarak mahkeme heyetinin direniş karşısındaki çaresizliğine ve acizliğine vurgu yaptı ve herkese duruşmalara daha da kitlesel katılma çağrısı yaptı.

Dördüncü Süresiz açlık grevi direnişçisi İleni Lena Açıkgöz halk toplantısında direnme hakkını anlattı. Gasp edilen haklarımız karşısında tek yolunun direnmek olduğunu ve direnme hakkının tüm hakların anası olduğunu söyleyerek, sözü süresiz açlık grevi direnişçisi Eda Deniz Haydaroğlu’na devretti.

Eda Deniz Haydaroğlu halk toplantısında yaptığı konuşmada, öncelikle direnişle bugüne kadar elde ettikleri kazanımları, siyasi, ideolojik ve somut zaferleri anlattı. Bugüne kadar elde edilemeyen zaferlerin de emperyalizm çok güçlü olduğu İçin değil, yeterince teşhir olmadıkları İçin kazanılmadığını söyledi.

“Çok şey başardık. İki direniş mevzisi kurduk. Yüzbinlerce bildiri dağıttık, afiş astık. Mahkemeyi duymayan kalmadı. Hiç ulaşılmayan kesimlere ulaştık. Konserler, eylemler, yürüyüşler ve uluslararası sempozyum düzenledik. Binlerce kilometreler uzaklıklardan insanları bir araya getirdi direnişimiz. Ama emin olun ki, bugün yoldaşlarımız tutuksuz yargılanmıyorsa eğer, biz düşmanı yeterince teşhir edemediğimizdendir. Emperyalizm kağıttan kaplandır. Her şeye bize bağlı.” Dedi.

129 yasalarına karşı direnmenin asıl olarak temel haklara sahip çıkma mücadelesi olduğunu söyledi. Dünya halklarının kan can bedeli ile kazandığı bu hakları yasal zorbalık ile gasp edilmesine karşı mücadele etmek gerektiğini söyleyerek, mücadelenin tarihimize sahip çıkmaktan çok, geleceğimizi korumak için önemli olduğunu vurguladı.

Eda, Açlık grevi direnişinin amacının; halka 129 yasasıyla ilgili bir bilinç yaratmak olduğunu ve bu bilinç ile halkı harekete geçirmek istendiği söyledi.

Yani, amaç 129 yasalarına karşı ve temel haklarımıza sahip çıkmak İçin mücadeleyi büyütmek. Uzun soluklu bir mücadele…

Bu mücadelenin Tutsakların serbest bırakılmasıyla da son bulmaması gerektiği vurgulandı.

 

Uzun soluklu bir mücadelenin olmazsa olmazının kurumsallaşmak olduğunu anlatıldı halk toplantısında.

Örgütlü bir düşmana karşı, ancak örgütlü bir mücadele ile cevap verilebilir. Yenilmez olan halkın Örgütlü gücüdür.

Açlık grevi direnişçileri, bu nedenle, direnişin sonucunda bu alanda kurumsallaşmak istediklerini söylediler.

Almanya’da “Temel hakları Derneği” kurmak istediklerini, bu alanda uzmanlaşmak ve uzmanlar yaratmak istediklerini anlattılar.

Düşmanın kurumları ve yargılarına alternatif; halkın temel haklar derneği…

Bu dernekte halkın sorunlarına çözüm üretilecektir. Hak gasplarında ne yapılması gerekiyor, Irkçılık ile nasıl baş edeceğiz, haklarımız neler ve ne yapabiliriz konusunda danışmanlık verilecek ve birlikte mücadele edilecek.

Direnişçilerin sunduğu bu düşünceyi halk toplantısına katılan insanlar da bir ihtiyaç olarak gördüler.

Türkiye’den bilinen “temel haklar ve özgürlükler derneği” ile karşılaştırarak kurumsallaşmanın önemini anlattılar.

Halk toplantısı bu şekilde sonlandırıldı.

Bu konuda adımlar atacak, kampanyada verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz bedellerin karşılığında hak gasplarına karşı daha örgütlü olacak ve kurumsallaşacağız.

129 yasaları kaldırılsın Komitesi olarak; “Hak alma bilinci; onurlu yaşam ilkesidir.” Diyoruz.

Avrupa’daki haklarımızı biliyoruz, onlar için savaşacağız.

Biliyoruz ki, gücümüz birliğimizdedir.

Yaşanan yasal zorbalığa ve onunla birlikte uygulanan hak gasplarına karşı tek çaremiz örgütlenmek ve direnmektir.

Tüm halkımızı temel haklarımıza sahip çıkmaya ve Almanya’da kurmak istediğimiz temel haklar derneğine destek vermeye, bu derneğin bir parçası olmaya çağırıyoruz.

Direniş halklaştı şimdi sıra örgütlenmekte!

Kahrolsun Emperyalizm Yaşasın Mücadelemiz!

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.