1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

Özgül Emre İhsan Cibelik ve Serkan Küpeli Emperyalizmi Yargılıyorlar 15.Duruşma

19 Eylül 2023 tarihinde Özgül Emre, İhsan Cibelik ve Serkan Küpeli nezdinde süren BÜYÜK ANTİ TERÖR DAVASININ 15.duruşması görüldü. Mahkeme heyeti duruşmaya daha önce savunma tarafından yapılan dilekçelerin tek tek reddedilmesiyle başladı.

-Özgül Emre'nin savunması tarafından yapılan sözde delillerde çeviri hataları ile ilgili dilekçe reddedildi

-Savunmanın ortak sunduğu Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan bilgilerin mahkemeye sunulmaması konulu dilekçe reddedildi. Gerekçe olarak Türkiye ile ilgili genel bir delil kullanma yasağının olmadığı, tek tek delillerin delil niteliğine bakılacağı söylendi.

-Devlet kurumları tarafından hazırlanan bir belgenin mahkemeye sunulmaması ile ilgili dilekçe reddedildi. Yine aynı şekilde delil olarak sunulma yasağının olmadığı söylendi. Delil niteliği ise sonradan değerlendirilir denildi.

-Serkan Küpeli'nin Hamburg'un Altona semtinde anayasaya aykırı şekilde gözaltına alınmasıyla ilgili bilginin mahkemede sunulmaması dilekçesi reddedildi. Altona istasyonu koruma altında bir bina olduğu ve genel kimlik kontrolleri yapıldığı, bizzat Serkan Küpeli'ye yönelik bir kimlik kontrolünün yapılmadığı savunuldu.

-Özgül Emre'nin savunmasının 22 Ağustos tarihli Türkiye kaynaklı (Polis ve MİT) dosyaları inceleme dilekçesi reddedildi. Bu dilekçenin asılsız olduğu söylendi.

Heyet başkanının ret kararlarından sonra savcı Setton bir dilekçe sundu. Dilekçenin içeriği ise şu şekilde:

30 ağustosta meister tarafından yapılan dilekçeye cevap olarak:

-Can Dündar, Aslı Erdoğan ve Ahmet Fazıl Taner'in mahkemeye bilirkişi olarak çağrılması ve F-Tipi filminin gösterilmesi Türkiye'de fikir özgürlüğünün olmadığını, hapishanelerde baskıların olduğunu ve 19 aralık 200 tarihinde yapılan hapishane baskınlarını göstermek için talep edildi.

-Yalnız bilirkişilerin ve filmin bize göstereceği şeyler sanıkların işlediği suçları meşrulaştırmaz.

-Türkiye'deki hak gaspların sanıkları duygusal anlamda etkilediği konusu ise zaten hafifletici bir neden olarak ihtimaller arasında, ayrıca bir şeye gerek yok

-Üstün direnme hakkına gelince. Üstün direnme hakkı suçu önlemek ve suça karşı gelmek için ve genel olarak hukuk devletini korumak içindir. Bu hak DHKP-C için geçerli değildir çünkü DHKP-C mevcut devleti tamamıyla yıkmak ve yerine ML anlayışına uygun yeni bir otoriter devlet yapısı inşaa etmek istiyor. Dolayısıyla DHKP-C'nin faaliyet nedeni temel haklar için direnmek değil, mevcut devlet yapısını ortadan kaldırmaktır.

-Ayrıca DHKP-C örgüt olarak eylemlerinde birçok sivili öldürmüştür ve eylem tarzında sivillere zarar verilebileceği ihtimali göze alınıyor.

Yani savcı Setton diyor ki; Dünyanın neresinde olursa olsun, direnme hakkının olup olmadığına biz karar veririz. Direnme hakkını sadece bizim ideolojimize uygun kişi ve örgütlere tanırız. Sosyalistler için, devrimciler ve Marksist Leninistler için DİRENME HAKKI YOKTUR! Setton bu sözleri sarf ederken, tarih boyunca, özellikle 2 dünya paylaşım savaşından sonra direnenler her daim sosyalistler olmuştur. Gerek Hitler faşizmine karşı direnen Sovyetler Birliği ve Partizanlar, gerek ise sonrasında faşizme karşı mücadele eden dünya çapındaki antifaşist antiemperyalist örgütler olsun. Bu tarihi çarpıtmaya çalışan Almanya Emperyalizmi direniş tarihini yok sayarak direnme hakkını gasp ediyor.

Setton'un dilekçesinden sonra mahkemeye ara verildi. Özgül Emre aradan sonra:

'Eylül'ü unutmayacağız

Ulucanlar, Buca, Ümraniye

Ulucanlar'da mahkemede tutsaklara sordular; ölecek misiniz, teslim mi olacaksınız.

Özgür tutsaklar öleceğiz cevabını verdiler.

Dünyanın her yerinde özgür tutsaklık geleneğini sürdüreceğiz' dedi.

Savcı aradan sonra devam eden duruşmada avukat Ahues tarafından yapılan dijital delil dilekçesiyle ilgili cevap verdi.

Savcı Setton: BKA'da Hardware sorunu var sistem yeniden kuruluyor o yüzden henüz kopyalama işlemini yapamadılar ama bunu kısa süre içinde halledecekler. 265 StPO maddesi gereğince davayı düşürme veya dondurma durumu söz konusu değildir çünkü dosyaların varlığı 22 mayıstan beri savunma tarafından biliniyor. 22 mayıstan beri bu dilekçe yapılmadı beklenildi ve şimdi yapıldı.

Avukat Ahues bunları bilmiyor da değil. 2008 yılında Atalay'ın savunmasını kendisi yaptı. Bütün dosyaları gördünüz, elinizde tuttunuz. bunu dilekçenizde söylememişsiniz. Bu salonda herkesten daha çok siz DHKP-C ile ilintilisiniz ama bundan dilekçenizde hiç bahsetmiyorsunuz.'

Savcı, avukat Ahues'u alttan alta kriminalize etmeye çalışsa da, Ahues buna şöyle cevap vermiştir: Dilekçemiz zaten sadece bu davayı ilgilendiren belgelerle sınırlı değil, icabında sanıkların lehine kullanılabilecek dosyaları da kapsıyor. Burda siz savcı olarak da daha önce DHKP-C davalarına girdiniz, heyetten girenler de oldu, ben ama sizin yaptığınızın aksine kimseye ön yargılı yaftasını yapıştırmıyorum. Dosyalara gelince ben onları davadan sonra olması gerektiği gibi imha etmiştim.'

Ahues'un cevabından sonra avukat Meister mahkemeye yeni bir dilekçe sundu.

Dilekçenin içeriği şu şekilde:

-Dosyalar bütünü bizden haftalardır esirgeniyor. Verilecek denilen USB hala verilmedi, biz karşı çıkınca mahkeme heyeti bize 'dosyalarınızı doğru dürüst okumamışsınız USB'ler sizde var' dedi, sonra USB'nin gönderilmediği ortaya çıktı. Sonra bizim mahkeme heyetini kınamamızdan yola çıkarak en kısa zamanda bize verileceği söylendi, ancak aradan 20 gün geçti ve hala elimize bir şey ulaşmadı, oysa bu 20 gün iyi değerlendirilebilirdi. Bu hem silah eşitliğine, hem de davayı lüzumsuz yere uzatmama ilkesine aykırıdır. Dolayısıyla davayı askıya almayı talep ediyoruz.

Savcı: Bu bilinçli bir davranıştan kaynaklanmıyor. Göz ardı edilmiş, fark edilmemiş. Yoksa çözüm için emek harcandı, harcanıyor. Ayrıca savunmaya defalarca dosyayı inceleme hakkı tanınmıştır, söz konusu USB'nin içeriği iddianameye ve dosyalara doğru dürüst bakıldığında anlaşılıyor.

Meister: İnanın art niyet olduğunu düşünseydik dilekçemiz farklı olurdu. Ancak dosyalar elimizde değil ve bu bizim savunmamızı ciddi anlamda etkiliyor, engelliyor.

Meister'in dilekçesi ve savcı Setton'un heyeti savunma çabalarından sonra heyet başkanı Bachler söz alıp savunmadan özür diledi. Suçu teknik bölüm çalışanlarına atmaya çalıştı. Bölümde gençler çalışıyor, onlar da yapamamışlar, bu konuda hepimiz idare etmeliyiz diyerek kendi acizliğinin faturasını tutsaklara ve savunmaya kesmeye çalıştı.

Duruşmanın son yarım saatinde ise 1983 yılında Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan Devrimci Sol yasaklanma kararnamesinden bir bölüm okundu. Duruşma bu şekilde sona erdi.

Duruşmadan sonra 'Faşist 129 Yasası Kaldırılsın' komitesi üyesi ve süresiz açlık grevi direnişçisi Eda Deniz Haydaroğlu bir açıklama yaptı. Açıklamasında Almanya Emperyalizminin ikiyüzlülüğünü, sosyalistlere ve devrimcilere olan düşmanlığını, direnme hakkını gasp etme saldırılarını ve genel olarak mahkeme salonunda süren sınıflar mücadelesine dikkat çekti. Açlık grevi direnişinde olduğunu, herkesi bu direnişi ve tutsakları sahiplenmeye çağırdığını belirtti.

Özgül Emre, İhsan Cibelik ve Serkan Küpeli'nin Emperyalizmi yargıladığı davanın 15.duruşması yaklaşık 2,5 saat sürdü.

Tüm halkımıza çağrımızdır: Özgül Emre, İhsan Cibelik ve Serkan Küpeli'nin duruşmalarına katılalım, Emperyalizmi yargılamaya devam edelim.

ÖZGÜL, İHSAN, SERKAN ONURUMUZDUR!

ÖZGÜL, İHSAN, SERKAN TUTUKSUZ YARGILANSIN!

HALKIZ, HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ!


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.