GÜNDEM

1 mayıs açıklamalar adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya bağcılar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa belçika belgesel beşiktaş beykoz boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri çağlayan çanakkale çayan çayan mahallesi çekmece çerkezköy dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler FOSEM Fransa galatasaray gazi Gebze gençlik gerilla giresun gözaltı grup yorum gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet Hacıahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda Isparta idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere İngiltere istanbul isveç isviçre İsviçre işçi meclisi italya izmir kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kınık kıraç kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba küçükçekmece kültür sanat kütahya lubnan malatya maltepe Maraş mardin Mektuplarımızla Tecriti Kıralım mersin muğla Muharrem Karataş munzur nurtepe okmeydanı ortaköy ömürtepe örnektepe piknik Polonya radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma Sevgi Erdoğan Vefa Evi siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler şiir şiirler şişli taksim tavır dergisi TAYAD tekirdağ tiyatro Tokat trabzon tuzla türkiye UTMP videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi Zürich

SRY TİPLERİNİN KAPATILMASI, TECRİTİN KALDIRILMASI, SÜRGÜN SEVKLERİN YASAKLANMASI İÇİN 1 MAYIS’TA TAKSİM’DEYİZ!

TAYAD’lı Aileler olarak, halkımıza çağrımızdır:

1 Mayıs “BİRLİK, MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ”dür.

1 Mayıs ‘77’de Taksim’de kontrgerilla, orada emeğinin onurunu kutlamak için, emeğinin hakkını almak için bulunan 500 bin emekçiye saldırı düzenledi. Oligarşinin talimatıyla düzenlenen bu katliamda 36 emekçi katledildi. Taksim o günden beri 1 Mayıs alanıdır.

TARİHSEL VE SİYASAL OLARAK TAKSİM, 1 MAYIS ALANIDIR.

36 EMEKÇİNİN KANI TAKSİM MEYDANI’NA AKMIŞTIR.

BU KANI AKITANLAR, BUGÜN DE DEVRİMCİ TUTSAKLARI S-R-Y KUYU TİPİ HAPİSHANELERE KOYARAK KATLETMEK İSTİYORLAR.

BUGÜN FAŞİST DEVLETİN KATLİAMLARI HAPİSHANELERDE DEVAM EDİYOR.

S-R-Y KUYU TİPİ HAPİSHANELERLE

1- TECRİT DERİNLEŞTİRİLİYOR.

2- F TİPİ HAPİSHANELERDEKİ TECRİT SALDIRISIYLA TASFİYE EDEMEDİKLERİ DEVRİMCİ TUTSAKLARI KUŞATMAK İSTİYORLAR

3- ÖRGÜTLÜ HALKI KUYU TİPİ HAPİSHANELERLE TEHDİT EDEREK, ÖRGÜTLÜLÜĞÜ DAĞITMAK İSTİYORLAR.

BU BİR İMHA ETME SALDIRISIDIR.

S-R-Y KUYU TİPLERİNE KARŞI MÜCADELE, HAK ARAMA, HAK ALMA MÜCADELESİNE SAHİP ÇIKMAK DEMEKTİR.

EMPERYALİZME KARŞI BAĞIMSIZLIK, FAŞİZME KARŞI DEMOKRASİ, KAPİTALİZME KARŞI SOSYALİZM İSTEMEK DEMEKTİR.

ÇÜNKÜ BU MÜCADELEYİ VERENLERİ AĞIRLAŞTIRILMIŞ TECRİTLE, SRY TİPLERİYLE TEHDİT EDİYORLAR.

KUYU TİPLERİNDE GÜNEŞ YASAK, HÜCRENİN CAMI IZGARA İLE KAPATILMIŞ, HAVA ALMAK YASAK, HAVALANDIRMASI YOK!

DOKTOR GÖZETİMİNDE VE SADECE 20 GÜN VERİLEBİLECEK HÜCRE CEZASI TÜM TUTSAKLIK SÜRESİNCE VERİLİYOR. TUTSAKLAR HÜCRE CEZASI ALTINDA TUTULUYOR.

FAŞİZM SÜRGÜN SEVKLERLE, TEKLİ RİNG İŞKENCESİYLE KUŞATMAYI KATMERLİ HALE GETİRİYOR.

BU KUŞATMA SALDIRISINA KARŞI 1 MAYIS’TA TAKSİM’DEYİZ.

SRY TİPLERİ KAPATILSIN, TECRİT KALDIRILSIN, SÜRGÜN SEVKLER YASAKLANSIN!

1 MAYIS KATLİAMININ SORUMLULARINDAN HESAP SORMAK İÇİN

1 MAYIS’TA TAKSİM’DEYİZ

HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ

1 MAYIS’TA TAKSİM’DEYİZ

KOMPLO İLE TUTUKLANAN DEVRİMCİLERE ÖZGÜRLÜK

1 MAYIS’TA TAKSİM’DEYİZ

FAŞİZMİN YASAL ZORBALIĞINA KARŞI HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN 1 MAYIS’TA TAKSİM’DEYİZ

TAYAD’LI AİLELER

 IS’TA TAKSİM’DE, 

TAKSİM, 1977’DEN BERİ 1 MAYIS ALANIDIR!

S, R, Y KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN,

SÜRGÜN SEVKLER YASAKLANSIN, TECRİT KALDIRILSIN,

“KENTSEL DÖNÜŞÜM” YALANIYLA, “DEPREM RİSKİ” BAHANESİYLE KURULAN YAĞMA VE TALAN DÜZENİ SON BULSUN,

HALK ÇOCUKLARI UYUŞTURUCUYLA, ÇETELERLE, FUHUŞLA, KUMARLA ZEHİRLENMESİN,

FAŞİZMİN YASAL ZORBALIKLARINA SON VERİLSİN,

KOMPLOLARLA, İTİRAFÇILARIN YALAN BEYANLARIYLA TUTUKLANANLAR SERBEST BIRAKILSIN...

EKMEK ve ADALET MÜCADELEMİZİ ZAFERE TAŞIMAK İÇİN ALANLARDAYIZ!

 

Faşist devlet, 1977’de Taksim’de yapılan 1 Mayıs kutlamalarına saldırdı. 500 bin emekçinin hak alma bilincinden ve örgütlü gücünden korkan oligarşi, kontrgerillayı devreye sokarak halkın üzerine ateş açtı ve 36 kişiyi katletti. Şehitlerimiz için adalet istemeyi “suç” sayarak yeni katliamlar ve tutuklamalara girişti.

Faşizm bugün de halkın her kesimine saldırmaya devam ediyor. Hakkını arayan işçiye saldırıyor. Toprağını savunan köylüye saldırıyor. Haksız yere tutuklanan, katledilen, zulmedilen halkımızı savunan avukatlara saldırıyor. Halkı savunmasız-örgütsüz-bilinçsiz bırakmak istiyor.

Halk çocukları bilinçlenmesin, örgütlenmesin, faşizmin zulmüne direnmesin diye uyuşturucuyla zehirliyor, yozlaştırıyor, çeteleştiriyor, katlediyor. Yoksul halkımıza, mahallelerimize saldırıyor.

Faşizm haksızdır, gayri meşrudur, ahlaksız ve güçsüzdür; çünkü bir avuçtur. Biz halkız, milyon-larız. Meşruluğumuz ve direnme hakkımız, tarihsel ve siyasal haklılığımız bizim gücümüzdür; gücümüzü örgütlenerek büyüteceğiz.

FAŞİZMİN BASKI VE ZULMÜNE UĞRAYAN TÜM HALKIMIZI 1 MAYIS’A, TAKSİM’E ÇAĞIRIYORUZ: TAKSİM 47 YILDIR 1 MAYIS ALANIMIZDIR; TAKSİMDEKİ ISRARIMIZ 47 YILLIK SORULACAK HESABIMIZDIR!

Onlarca iktidar gelip geçti; fakat oligarşinin Taksim korkusu bitmedi. 1 Mayıslar yasaklandı, Taksim Meydanı yasaklandı; ama yeniden yeniden aktık Taksim’e. Şehitlerimizi, yeni şehitler vererek sahiplendik, adalet istedik. Çünkü;

Taksim’den Vazgeçmek, Faşist Katillerle Suç Ortaklığıdır!

Taksim’den Vazgeçmek, Şehitlerimizin Kanını Ortada Bırakmaktır!

Burjuvazi hem emeğimizi çalıyor, hem özgürlüklerimizi gasp ediyor, hem meydanlarımızı yasaklıyor, hem katlediyor hem de şehitlerimizi ve katillerini unutturmak istiyor. Asla unutmayacağız, asla affetmeyeceğiz! Mehmet Akif Dalcılar’la kazandığımız Taksim’den asla vazgeçmeyeceğiz! Ne faşizmin saldırıları, ne işbirlikçi sendikaların düşmanlıkları ne de oportünizmin-reformizmin uzlaşmacı tavırları bunu başaramaz.

Biz adalet istiyoruz! Dökülen her damla kanımız için, katledilen insanlarımız için adalet istiyoruz.

1 MAYIS KAVGA GÜNÜMÜZDÜR; EKMEK VE ADALET MÜCADELEMİZİ MEYDANLARA TAŞIDIĞIMIZ BAYRAMIMIZDIR!

1 Mayıs; sömürgeci katillere kinimizi büyüttüğümüzü, kavgada ustalaştığımızı göstermenin günüdür. Tecrit ederek yalnızlaştırma-terörize ederek imha etme saldırılarına karşı umudun ustası olacağımızı göstermenin günüdür. Depremde, selde, fabrikada, madende, trende, işkencede katledenlerden; emperyalist saldırganlığa, işgallere, Ortadoğu’da kardeş halklarımızın kanını dökenlerden hesap sormak için 1 Mayıs’ta Taksim’deyiz!

İşçiler, Kamu Emekçileri, Gecekondulular, İşsizler, Gençler, Avukatlar, Mühendisler, Sanatçılar, Mimarlar, Aydınlar, Emeği Çalınan Hakkı Yenen, Bu Düzenle Çelişkisi Olan Tüm Halkımızı 1 Mayıs’ta Hesap Sormaya Çağırıyoruz!

Tüm tutsak yakınları; NATO’nun F Tiplerini yendiğimiz gibi, S, R, Y kuyu tipi tecrit hapishanelerini de yeneceğimizi göstermek, faşizmin yasal zorbalığına karşı direnişi büyütmek, direnen tutsaklarımızın taleplerinin kabul edilmesini sağlamak, adil yargılanma hakkımızı savunmak, haksız-delilsiz tutuklanan devrimcilere özgürlük istemek için,

Depremzede halkımız, katledilen işçi yakınları; en sevdiklerimizi mezarsız ölü, tonlarca toprağın altında bir ceset parçası haline getiren faşizmden hesap sormak için,

Yoksul gecekondu halkımız; AKP’nin “kentsel dönüşüm”le, evlerimizi elimizden alamaya-caklarını göstermek, çocuklarımızın uyuşturucuyla, fuhuşla, çeteleşmeyle, yozlaştırma politika-larıyla çürütülmesine karşı çıkmak için,

İşçiler; Taşeronlaştırmaya, Kod-46 ile keyfi işten atmalara, açlık sınırının altında uzun saatler çalıştırmaya, işçi katliamlarına son vermek, hakkımız olanı almak için,

Kamu emekçileri; güvencesiz çalışmaya, KHK’lerle işten atmalara, teslimiyetçi-Amerikancı-devrimci düşmanı sendikalara karşı mücadeleyi yükseltmek için,

Gençlik; Halk için bilim, halk için parasız eğitim, ulaşım, barınma hakkımız için,

Aydınlar-sanatçılar; Baskı ve sansüre uğramadan, halk için özgürce üretebilmek, üretimlerimizi halkımıza sunma imkânına kavuşabilmek, ‘İdil Kültür Merkezi basılmasın NATO dağıtılsın’ demek için,

Avukatlar, doktorlar, mühendisler, mimarlar; İşçi-avukat statüsüne hapsedilmeye, savunmanın yok sayılmasına, komplolarla tutuklamalara, yasal zorbalığa ve demokratik haklarımızın gasbına karşı halka adalet istemek; tekniği, bilgi ve birikimimizi halk için fayda ve değer üretebilmek ve halkın hizmetine sunmak; halk için ücretsiz sağlık mücadelesini büyütmek için,

Emperyalizme ve faşizme karşı olan tüm halkımız; Uzlaşma-teslimiyet-tasfiye saldırılarıyla, tecrit zulmüyle, terör demagojileriyle devrimcilerin teslim alınamayacağını göstermek için,

Emperyalizme karşı bağımsızlık, faşizme karşı demokrasi ve kapitalist sömürüye karşı sosyalizm için,

Katilleri cezasız, halkımızı adaletsiz bırakmamak için,

1 MAYIS’TA TAKSİM’DE, HALK CEPHESİ SAFLARINDA BİRLEŞELİM!

YAŞASIN 1 MAYIS / BİJİ YEK GULAN!

HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

 

HALK CEPHESİ


























                            BİZ DEV-GENÇLİYİZ

DALCI’NIN İZİNDE

SINIF KİNİMİZLE

1 MAYIS’TA TAKSİMDEYİZ

 

Tarih, 1 Mayıs 1977; 50 bin kişilik bir kortej yürüyordu Taksim alanına. DİSK’in engellemelerine rağmen alana giren Dev-Genç korteji, Taksim anıtının çevresine yerleşmiş ve anıta astığı Dev-Genç pankartı, 1 Mayısların tarihi resimlerinden biri olarak miras kaldı bize.

Dev-Gençli Sibel Açıkalın ile birlikte 36 insanımızın katledildiği Taksim Meydanı’nda kalan, örgütlü davranan; kontrgerilla saldırısı karşısında yaşanan panikle daha fazla insanımızın ölümünü engelleyen devrimciler olarak hafızalara kazındı Dev-Gençliler.

Öztürk Acari ve Salih Kul’un katledildiği 1 Mayıs 1988’de, Devrimci Sol Güçler’in 1 Mayıs’ı alanlarda kutlama çağrısıyla alana çıkan 3000 kişi arasında Dev-Genç’liler de vardı.

Tarih, 1 Mayıs 1989: Kanımızla ve canımızla kazandığımız 1 Mayıs Alanı Taksim’e yürüyen 5 bin kişinin en önünde yine Dev-Genç’liler vardı.

Buluthan Kangalgiller, Hamiyet Yıldızlar, Ali Efeoğlular, Soner Güller, Erol Yalçınlar, Yücel Marallar Taksim’in zaptedilmesinde en önde çatışanlardı. Hamiyet’in elinde sopa, yüzünde kafasından akan kurumuş kanlar vardı…M. Akif Dalcı’yla Efeoğlu birlikte fırlatıyorlardı taşları...

Ve 30 Mayıs 1993’te, Dev-Gençli Uğur Yaşar Kılıç ile Şengül Yıldıran karıştı aralarına...

Bugün “alan fetişizmi”, “Taksim inadı”, “yer tartışması içeriğin önüne geçmemeli...” diyen oportünistinden, reformistine ve hatta düzen partisi CHP’ye kadar “Taksim 1 Mayıs Alanıdır, 1 Mayıs’ta Taksim’de olacağız” diyorlar ve 1 Mayıs’ı bu meşrulukla savunuyorlar ise, bunda en büyük pay hiç kuşkusuz Cepheliler’in ve elbette Dev-Gençliler’indir. Bu yüzden saldırıyorlar Dev-Gençliler’e!

Evet, Taksim 1 Mayıs alanımızdır ve şehitlerimizden mirastır. 40’ı aşkın şehidimizin kanıyla kazanıldı bu alan. Bu yüzden 1 Mayıs, sorulacak hesabımızdır.

Bizler DEV-GENÇLİYİZ!

Bizler Mehmet Akif Dalcı’nın elindeki taşlarız!

Bizler Harika’nın, Burak’ın vatan özlemiyiz.

Bizler Emrah’ın, Pınar’ın hesap soran öfkesiyiz...

“TUTSAK DEV-GENÇLİLER’E ÖZGÜRLÜK” İSTEMEK İÇİN;

Şehitlerimizin hesabını sormak, katilleri cezasız, halkı adaletsiz bırakmamak için 1 Mayıs’ta Taksimde olacağız.

YAŞASIN 1 MAYS / BİJİ YEK GULAN!

YAŞASIN DEV-GENÇ, YAŞASIN DEV-GENÇLİLER

DEV-GENÇ


​​​​​ÜLKEDE HEMEN HERGÜN HALKTAN İNSANLARIMIZINDA ÖLÜP YARALANDIĞI ÇETE SAVAŞLARI SÜRÜYOR!

FAŞİZM İÇİN ÇETELER 'BEKA' TETİKÇİLERİDİR! BURJUVAZİNİN İKTİDARINA ÖMRÜNE ÖMÜR KATMAKTIR

SADECE SEMTİMİZDE SON BİR AYDA ÇETELER ARASI ONLARCA ÇATIŞMA YAŞANDI. YAŞANAN SON ÇATIŞMADA HALKTAN BİR KİŞİ ÖLDÜ, 1.5 YAŞINDA BİR BEBEK AĞIR YARALANDI!

ÇETELERİ BESLEYEN, ÖNÜNÜ AÇIP BÜYÜTEN AKP FAŞİZMİDİR!

ÇETELERİ EZİP GEÇECEK TEK ÖNCÜ GÜÇ DEVRİMCİLERDİR!

Çeteler Halka Hesap Verecek!

Beyoğlu Örnektepe mahallesinde çeteler çatıştı.  Olayda halktan bir kişi ölürken biri 1.5 yaşında bir bebek toplam 5 kişi yaralandı. Sorumlusu çete devletidir.

13 Nisan Cumartesi günü akşam saatlerinde Okmeydanı Örnektepe mahallemizde iki çete grubu arasında çatışma çıktı. Yaşanan çatışmada çeteciler hedef gözetmeksizin silahlarına davranırken olayla alakası olmayan halktan bir insanımız vurularak katledildi. Biri 1.5 yaşındaki bebek olmak üzere 5 kişide yaralandı. Kalçasına ve bacağına birer adet mermi saplanan bebeğimizin sakat kalma riskinin yüksek olduğu söyleniyor.

Öldürülen Pazar emekçisinin katili de, 1.5 yaşındaki bebeğimizin sakat kalma riski ile karşı karşıya kalmasının sorumlusu da çete devletidir. Çeteler, devlet yöneticilerinin o çok kez kullandıkları 'beka' kavramının tetikçileridir. Onların 'Beka' dedikleri emperyalizm tarafından sömürülen faşizmle yönetilen bir ülkenin devamıdır. Bu sürecin var olması demektir. Dolayısıyla çekilen her tetik kollara takılan yeni rolex saatler kazandırır dünyanın en pahalı şehirlerinde yenilen istakozlardır . Günlük masrafı milyonlar olan yazlık ve kışlık saraylardır. Onlar rahat etsin diye halk çocukları tetikçileştirilip çatıştırılıyor. Ölenler yine halktan gülenler hep onlar.

Çetelerin Önü Ardına Kadar Açıldı, Çünkü Devletin Kendisi Çetedir!

Çetelerin önü faşizm tarafından bilinçli şekilde açılırken özellikle gençler arasında ayyuka çıkan gelecek kaygısı devrimciler tarafından politize edilip örgütlü bir güce dönüştürülmesin diye denetimindeki bütün iletişim araçları seferber edildi.  Düzenin kanallarda yayınlanan filmleri, dizileri vb gibi çeşitli iletişim araçları yoluyla çetecilik meşrulaştırılıp palazlanması sağlandı. Sedat Peker vb gibi çetecilere ülkenin çeşitli yerlerinde miting yaptırarak sürecin sağlaması yaptırıldı. Hemen arkasından birçok çete lideri serbest kalmaya başlamıştı bile. İşte tam da bu minval üzerine gençler tetikçiliğe tav edilmeye çalışıldı. Öyle bir hava yaratılır ki, çetecilik ile vatanseverliktir eşdeğer hale getirilir. Uyuşturucu, kumar, fuhuş işi yapan çetelerin ortaklaştığı ve bir araya geldiği toplantılarda Türk Bayrağı, Üç Hilal, Atatürk ve Tayyip Erdoğan tablolarının önünde fotoğraflar verilmesi  'Vatan Millet Sakarya' nidaları eşliğinde sosyal medya paylaşımları yapılması bu durumu somutlar nitelikte. Hala da devam eden bir süreçtir bu.  En kötü çeteci bile devlete başkaldırmaz, başkaldırmamalıdır çünkü onlar hali hazırda gün gelir devlete başkaldırmasın diye çeteleştirilmişlerdir, nitekim bozuk düzene başkaldıranların karşısında bir güç haline getirilmişlerdir. Devletin hazır ve nazır birer tetikçisi haline gelirler dedik ya 'beka' tetikçileri. Çekilen her tetik atılan her mermi 'devlet bekası' içindir. Faşizm ile yönetilen bir ülkede yöneticiler halk arasında huzursuzlukların büyütüldüğü, güven sorununun derinleştiği ve birbirine yabancılaşmanın alabildiğine sağlandığı bir ortam hedefler. Halkın birbiri ile cebelleşmesi siyasi gerçekleri gözden kaçırmasını sağlayacaktır. Halkın giderek yoksullaştığı zenginin daha zengin olduğu bitmeyen artarak devam eden yolsuzluklar, faşist yöneticilerin şatafatlı yaşamı ve işbirlikçilik gibi ülke kaynaklarının emperyalizme peşkeş çekilmesi suçlarına perde çekilmesi demektir bu. Nitekim bu yönüyle çetelere karşı mücadele emperyalizme ve faşizme karşı mücadele etmek demektir.

Çetelere Karşı Mücadele Eden Devrimcileri Anında Derdest Eden On yıllara Varan Hapis Cezaları Veren Düzen Çetelere Karşı Mücadele Etmez, Edemez!

Halkımız;

İçişleri bakanlığı sosyal medya hesabında hemen her gün birden fazla çete çökertiliyor(!) Lakin gün geçmiyor ki, çeteler çatışmasın, emekçi halktan insanlarımız, çocuklarımız katledilmesin. Gece, gündüz farketmeksizin ve halkın yoğun olduğu yerleri gözetmeksizin çetelerin birbiri ile çatışmadığı bir gün yok.

Bu açmazın cevabı halk tarafından çoktan verilmişti;

''ön kapıdan giriyorlar, arka kapıdan bırakıyorlar''

İçişleri bakanlığı tarafından yapılan operasyonların sonuçlarına bakın. Süreci takip ederseniz göreceksiniz. Onlarca cinayet, tefecilik, uyuşturucu, kumar vb. gibi nedenlerle çekilen operasyonlarda gözaltına alınan yüzlercesinden sadece ya 3'ü ya 5'i tutuklanıyor. Tutuklananların hepsi aylar sonra salıveriliyor.

Neden?

Çünkü faşizm çetelerin bütün suçlarına ortaktır. Çetelerin en güçlü işbirlikçisidir. Bütün süreçleri yani işledikleri her suç birbiri ile yapışık ilerlemektedir. Bir dönem İçişleri bakanlığı döneminde yurtdışındakiler dahil olmak üzere çetelerle olan ilişkileri ayyuka çıkan Soysuz Süleyman'ın hala devletin önemli bir kademesinde yer alması buna kanıttır. Bugün ise yeni içişleri bakanının çetelere karşı yarattığı operasyon dalgası bir aldatmacadan ibarettir. Çetelerle olan işbirliği teşhir olan faşizmi aklama operasyonlarıdır bunlar. Göstermelik olduğu gözaltına alınanların hepsinin aylar sonra serbest kaldığı gerçeği ile açığa çıkmıştır.

Çetelerle mücadele edecek ve onları ezip geçecek tek öncü güç devrimcilerdir. Devrimcilere destek verin! Pisliği ancak halk ve vatan sevgisiyle donanmış devrimcilerin öncülüğünde temizleyebiliriz.

Faşizmin Yozlaştırma Saldırısına Karşı Birleşelim, Mücadele Edelim, Kazanalım!

 

                                                                                                                           BU MAHALLE BİZİM OKMEYDANI

Faşist AKP İktidarı, Çağlayan Adliyesi Önündeki Eylemin Ardından Demokratik Kurumlara, Evlere Yönelik Arama ve Gözaltı Adı Altında Bir YIKIM SALDIRISI Yaptı, Yüzden Fazla Devrimci ve Halktan İnsan Gözaltına Alındı, 61 Kişi Tutuklandı.

BU ARAMA DEĞİL, YIKIMDIR! BU ARAMA DEĞİL, TALANDIR!

YIKILAN, KIRILAN, DÖKÜLEN KURUMLARIMIZA YÖNELİK BU

SALDIRI HUKUKİ DEĞİL, YASA DIŞIDIR!

AKP’nin Faşist Polisleri Kurumlarımızı, Evlerimizi Adeta YIKMAYA Geldiler. Bu Yapılan TALAN VE GASP ARAMASIDIR.

AMAÇ; ARAMA DEĞİL, TERÖR ESTİRMEKTİR

AKPNİN ESTİRDİĞİ FAŞİST TERÖRLE, NAZİLERİN UYGULADIĞI

FAŞİST TERÖR AYNIDIR.

NAZİ HUKUKUNDA NASIL DÜŞMAN HUKUKUSÖZ KONUSUYSA

AKP’DE MİSİLLEME YAPMAK İÇİN DÜŞMANCA SALDIRMIŞTIR.

BU SALDIRILAR TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİMİZE YÖNELİKTİR.

Naziler, Hukuku Toplumda İstemedikleri Kişi ve Gruplar Üzerinde Bir Baskı Aracı Olarak Kullandılar. Muhaliflerini Savunmasız Bırakarak, Yasalarla Tasfiye Ettiler, Toplama Kamplarıyla Da İmha Ettiler. AKP’de NAZİ HUKUKUNU UYGULAYARAK HALKA DÜŞMANLIK SAÇIYOR.

KURUMLARIMIZDA SUÇ VE SUÇLU ARAMANIZA GEREK YOKTUR!

ÇÜNKÜ ASIL SUÇLU KATİL AKP İKTİDARI, İKTİDARIN EMRİNDEKİ HAKİMLER, SAVCILAR VE İŞKENCECİ POLİSLERDİR. HUKUKSUZ ARAMALARA DERHAL SON VERİLMELİDİR!

HAKSIZ TUTUKLANAN TÜM TUTSAKLAR DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR.

Bolu F tipi Hapishanesi Özgür Tutsakları Nurettin Kaya’nın yanlarına getirilmesi talebiyle süreli-süresiz açlık grevine başladıklarını duyurdu.

Nurettin Kaya, Erzurum   Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli hapishanesinden, Bolu F Tipi hapishanesine sevk edildi, talepleri yerine getirilmediği için ölüm orucu direnişi, 186. gününde sürüyor.

Nurettin Kaya’nın talepleri kabul edilsin!

Kuyu Tipi hapishaneler kapatılsın!

 

20 Nisan Cumartesi günü Köln de "Devrim Şehitleri Anma ve Umudumuzu selamlama" haftası çerçevesinde bir yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşün toplanma noktası Köln Merkez İstasyonun arka çıkışıydı. Saat 12.00 de toplanma saatinde insanlar toplanmaya başladı. Yürüyüş 13,20 civarında başladı. En önde "Kızıldere den Çağlayana Savaş Sürüyor" pankartı yer alıyordu. İkinci olarak Umudun çocukları kızıl bayrakları ve balonlarıyla kortejdeki yerlerini aldılar. Şehitlerin fotoğraflarının olduğu pankart ve en arkada Almanya Halk Cephesi Pankartı ile yer aldı. Şehit fotoğraflarının olduğu dövizler ve kızıl bayraklarla süren yürüyüş boyunca sloganlar atıldı, marşlar çalındı ve söylendi. Çevrede oturanlara yürüyüşün neden yapıldığına dair Almanca konuşma yapıldı. Yüz kişinin üzerinde insanın yer aldığı yürüyüş Köln Ebertplatz da sona erdi. Alana girerken başlayan sağanak yağışın altında Şehitler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Almanya ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen insanlarında katılımı vardı. Normalde Ebertplatz da yapılacak olan anma etkinliği hava koşullarından dolayı bir salona taşındı.

Buradaki yürüyüşten anmanın yapılacağı salona geçildi.

Yürüyüşün başından itibaren ise Alman polisinin abartılı güvenlik önlemi alması dikkat çekiciydi. Her sene yapılan bir yürüyüşe böylesine abartılı güvenlik önlemi alarak kitleyi tedirgin etme hedefleri insanların coşkulu sloganları ile boşa çıkartıldı.

Salon a gelen insanlar, öncelikle Şehitlerimiz için el birliği ile hazırlanmış yemeklerden yediler. Lokmaların, helvaların paylaşılmasından sonra saat. 16.00 da anma program sinevizyon gösterimiyle başladı. Ülkemizde mücadele tarihinin ve şehitlerimizin anlatıldığı sinevizyon gösterimi şehitlerimizin görüntüleri esnasında alkışlarla karşılandı. Sinevizyonun ardından günün anlam ve önemine uygun konuşmanın ardından 284 gündür açlık grevinde olan Lena İleni Açıkgöz bir konuşma yaptı. Konuşmasında iki yıldır devam eden 129 yasasına karşı mücadeleyi, 300'lü günleri aşan Süresiz Açlık Grevi Direnişinin siyasi ve somut kazanımlarını tek tek anlattı. Ve en son somut kazanım olarak tutuklu Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik'in ameliyat edilmesi ve sağlık durumunun iyi olmasından kaynaklı direnişine ara verdiğini açıklaması ile salonda olan insanlar tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı, zılgıtlar çekildi, "Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer" sloganları atıldı. Gözyaşlarını tutamayanlar oldu. İnsanlar birbirlerine sarılarak sevinçlerini paylaştılar. Lena Açıkgöz e çocuklar, Özgül Emre'nin isteği üzerine dört karanfil verdiler ve fotoğraf çektiler.

Bu açıklamadan sonra Umudun Çocukları korosu, "Bize Ölüm Yok" ve "Çav Bella" yı söyledi.

Çocukların ardından sahneye çıkan yerel sanatçı Muzaffer Gürenç kendi hazırladığı repertuar ile anmaya katkıda bulundu. Şehitlerden Fatma Köse Tokay a ait bir şiirin okunmasının ardından Kürtçe türkülerle yerel sanatçı Gule çıktı. Avukat Ebru Timtik'in sevdiği türkülerden olan Zazaca bir türkünün de yer aldığı üç Kürtçe türküyle programa renk kattı. Yine Umudun çocuklarından Rojin "Gelki Şafaklar Tutuşsun" u söyledi. Şarkısının ardından Yılların emekçisi Halit Amca sazıyla " Oy dere kızıldere", " Yine Gönlüm Hoş Değil" "Mitralyöz" ü söyledi. Son olarakta Grup Yorum dan bir kişive ona sazıyla eşlik eden bir abimizle birlikte halaylar çekilerek program tamamlandı. Salondaki program yaklaşık üç saat sürdü.

 






















Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.